Rusya’nın Ukrayna’yı işgali çip krizini derinleştirir mi?

Merhabalar değerli arkadaşlarım gönül isterdi ki hep güzel konulardan bahsedelim ancak hepinizin malumu Rusya kendince nedenler öne sürerek uluslararası hukuku hiçe sayıp komşu ülkesi Ukrayna’yı işgale girişti. Bu durum hepimizi derinden etkiledi ve özellikle insani boyutta yaşananların tarifi yok maalesef. Tabii ki Ukrayna’nın masum halkının yanındayız umarım bu anlamsız savaş bir an önce biter. Biz bugün derinleşen insani krizden ziyade çip krizi ile ilgileneceğiz. Elbette ortada bir savaş var ve insani süreçler çok daha önemli hiçbir çip bir insan hayatından daha değerli değil ancak bu savaşın sektörel yansımalarını irdelemek de gerekiyor.

Geçtiğimiz günlerde Bloomberg‘te yayınlanan bir haberde Toshiba Electronic Devices & Storage Corporation CEO’su Hiroyuki Sato hali hazırda var olan çip kıtlığının Rusya Ukrayna savaşının etkisiyle tahminlerden daha uzun sürebileceğini belirtiyor. Sato bir röportajında “Kıtlık(Çip) hissi hiç değişmedi”, “Mevcut sıkı tedariğin en erken gelecek yılın Mart ayına kadar süreceğini bekliyoruz” diyor. Ukrayna’nın yari iletken üretiminde kullanılan çok faydalı 2 gaz olan Neon ve Kripton gibi saflaştırılmış gazları ürettiğinin altını çizelim. Öyle ki TrendForce verilerine göre endüstrinin ihtiyaç duyduğu Neon gazı ihtiyacınının %70’ini tek başına Ukrayna sağlıyor. Ancak bazı çip üreticileri savaştan kaynaklanan üretim kesintisini küçümsese de Sato’ya göre bu ciddiye alınması gereken bir durum.

Toshiba cihazlar bölümü genellikle diğer cihazlar için regülatör bileşenleri üretiyor. Ayrıca şirket Eylül ayında yayınladığı tedarik uyarısıyla mevcut durumun o zamandan beri iyileşmediğini belirtiyor. Sato’ya göre fiyatların daha da artması muhtemel. Sato, “Metal gibi çeşitli girdilerin fiyatları yükselmeye başlayalı bir yıl oldu ve bu eğilimin ne zaman tersine döneceğini hala öngöremiyoruz” diyor ve ekliyor “Müşterilerimizden yükü paylaşmalarını istemek zorundaydık ve buna ihtiyacımız olacak çünkü artık tek bir şirket tüm etkiyi kaldıramaz.” öyle görünüyor ki Toshiba ayakta kalmak için fiyatlarını arttırdıklarını açıkça ifade ediyor ve bu artışın devam edebileceğini de belirtiyor.

Sharp Corp. geçtiğimiz aylarda yeni ürünlerde fiyat belirlemede maliyet artışlarının yakından izlendiğini söyledi. Benzer mantıkla üretim yapan diğer üreticilerinde aynı yaklaşımı kullandıklarını bilmek için medyum olmaya gerek yok yani fiyatları sürekli değişen yeni ürünler görebiliriz. Mevcut durumda bu aşırı kıtlık ürünlerin fiyatlamasını oldukça zorlaştırıyordu ve en az 1 yıl boyunca daha da zorlaşacak gibi görünüyor. Toshiba Şubat ayında yaptığı bir açıklama ile yarı iletken üretimini arttırmak için 2022 ve 2023 yıllarında yeni yatırımlar yapacağını da belirtiyor. Sato, bu yatırımların tek başına yeterli olmayabileceğini ve gerekirse şirketin sermaye harcama hızını da arttırması gerektiğini söylüyor. Bknz. Toshiba yeni yatırımlarla üretimi iki katından fazlaya çıkarmayı planlıyor

Tokyo merkezli şirket geçtiğimiz yıl çok çalkantılı bir mali yıl geçirdi Sato yeni değerler ortaya çıkarmak için şirketin ikiye bölünmesi gerektiğini de savunuyor ancak bu, farklı düşüncelere sahip aktivist yatırımcıların tepkisini de çekiyor. Yine Sato’ya göre bölünmenin şirketi daha çevik hale getireceği için tedarik zincirine daha az bağımlı hale geleceklerini düşünüyor. Sato, “Karar verme sürecini bir ay kadar hızlandırabiliriz” diyor.

Tüm bu yazdıklarımızdan sonra son kullanıcı elektroniği ve endüstriyel ürün üreten elektronik cihaz üreticileri için maalesef tünelin sonunda halen ışık görünmüyor. Ben de Sato gibi Rusya-Ukrayna savaşının çip krizini derinleştirebileceğini düşünenlerdenim çünkü ülkeler birbirlerine 1 yıl öncesine göre bile ekonomik olarak çok daha sıkı şekilde bağlı ve bu bağlılık artarak devam ediyor. Herhangi bir ham madde ya da mamul maddenin üretiminde uzmanlaşmış bir ülkede yaşanacak bir kriz domino taşı etkisiyle tüm dünyayı etkileyebiliyor. Ülkemiz perspektifinden çip kıtlığına ek olarak yaşanan son aylarda kararsız şekilde değersizleşen ₺ üretim için ayrıca ekonomik baskı unsuru olarak önümüzde duruyor. Kişisel görüşüm bu kıtlık süresince politika yapıcıların bu soruna daha çok eğilmesi gerektiği yönünde. Umarım öncelikle savaş, salgın ve daha sonra her türlü kıtlık biter de tüm insanlık olarak rahat bir nefes alırız.

Değerli zamanınızı ayırdığınız için hepinize çok teşekkür ederim daha güzel haber ve makalelerde buluşmak üzere esen kalın…

Kaynak: https://www.bloomberg.com

Hakan GÜLEN
Hakan GÜLEN
Merhaba EEM, Teknik Öğretmenlik(Elektrik) ve YBS alanlarında lisans düzeyinde eğitim gördüm. Bazı gömülü sistem projelerninde ve çeşitli topluluk projelerinde(yazılım) görevler aldım. Teknoloji, deniz, orman, motosiklet ve tantuni severim.

Son Yazılar

spot_img

Ilgili Yazılar

  • Sign Up
Lost your password? Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.